Gencim Nereye

Ey gönül! Allah'la beraber ol. Allah'la beraber olamıyorsan, Onunla beraber olanlarla ol. Hz. Üstad İsmail Çetin Efendi (k.s.)


Avrupalı Müslümanların faiz ile imtihanı

Faizin haram olduğu muhafazakar bu toplumca malumdu. Fakat gurbetçilerin dindarlık ve eğitim seviyeleri, gelmiş oldukları Avrupa ülkelerinde ve özellikle Almanyada çok kısa bir sürede camiler inşa etmelerine rağmen, pek yüksek değildi. Memleketlerini terk etmişler ve maddi bir kazanım sağlamadan vatana dönmek düşünülemezdi. Bol kazançla para biriktirmek kolaydı. Türkiyede artık herşeye sahip olabileceklerdi. Sadece köyde bir ev ve traktör değil, çok daha fazlasına sahip olmak artık hayal olmaktan çıkmıştı. Zaman geçtikçe aileler getirildi , yeni vatanda çocuklar doğdu ve kesin dönüş hayalleride kalmadı.
İlk yıllarında para biriktirmek adına en kötü şartlarda ikamet eden gurbetçiler artık bulunmuş oldukları ülkelere iyice yerleşmiş ve o malum kurulu düzen namına buradada ev bark sahibi olmak istiyorlardı. Yalnız bir sorun vardı. Almanyada ev almak Türkiyedeki kadar kolay değildi. Para biriktirmekle olacak değildi bu iş.
İmadada Bankaların kredileri yetişiverdi. Fakat faizle kredi almak haram deilmiydi yahu ?
Bu sorunu ilk çözen Süleymancılar oldu. Dar’ul Harb fetvası ile faiz denilen şey aslında faiz değildi. Özellikle Milli Görüşcüler bu fetvayı kabul etmiyor ve süleymancıları harama helal demekle suçluyorlardı. Nitekim Milli Görüşcülerde bazı başarısız holding ve kar zarar ortaklığı denemelerinden sonra,Süleymancıların kullanmış olduğu fetvaya rahmet okuttaracak saçma sapan fetvalarla ortaya çıktılar.
Artık şahsi bir ev ve araba zaruri ihtiyaç olmuştu ve bu yüzden bir şahsın hayatını idame edebilmesi için banka kredisi ile ev almasında bir beis yoktu. Güya ölmemek için bir miktar domuz eti yiyen gibi zaruret içindemiş zavallılar.
Hatta bazı salak hoca bozuntuları bankaların aslında ev ve arabaları satın alıp sonra kar ile sattıklarını idda ettiler.
Netice i Kelam artık faiz diye bir şey söz konusu değildi. Her türlü ihtiyaç ve hatta camiler bile kredilerle alınabiliyordu.
Şahsen kredi çekmekten sakınan çok az kişi tanıyorum ne yazık ki. Misafirliğe gittiğim evler, binmiş olduğum arkadaşalrın arabaları ve namaz kıldığım camiler… Evet bunların kahir ekseriyeti faizli krediler sayesinde alınmıştı. Merhum Şeyhim Ebubekir Yılmaz Efendi (k.s.) bu hususta şöyle buyurmuştu : ”Ateş içinde oturuyorlar”.
Amacım reddiye yapmak olmadığı için sadece durumu izah etmekle yetindim. Bu yazıların avrupalı kapitalist müslümanlar tarafından kale alınmasını zaten beklemiyorum.
Allah (c.c.) bizleri bağlışlasın. Amin.

M. Ü.
01.02.2025



Yorum bırakın